5 Nisan 2013 Cuma

Hayat Tek, Hayatlar Çok



       Şehrin sırtlanamayacak kadar yüklediği külfete, nabzımı alamayacak kadar aç kalmaya, ev özlemine katlanmaya çalışırken bir de ıssızlığa susamış bir şehre tüneyen ruhsuz insanlarla uğraşmak durumunda kalıyorum. Bu insanlar, sokakta kendi halinde yürüyen kediyi tekmelemesine, yolda yürürken delikanlılık şovu yapacağım derken yaşlı bir kadının ayakkabısına tükürdüğüne, fıldır fıldır dönen gözleriyle beş kuruş daha fazla kazanmak için el marifeti gösterene bizzat tanıklık ettiğim insanlar. Başkasını düşünmezler. Onlar için dünya bir maraton; hayat, herkesin (özellikle fakirlerin) birbiri üstüne basarak ilerlediği bir yarıştır. İnsan, kendi hayatının haznesine başkasına kattıklarıyla artı bir puan kazandıramaz.


       Yolda görüverdiği, hiç tanımadığı bir insana sıfat yakıştırma hevesi taşıyabilir hatta utanmadan, onun duyabileceği şekilde küfür edebilir, aşağılayabilir. Özellikle sıfatlar,  çok can acıtır. Onlar, aynaya baktığınızda görmezden geldiğiniz kötü özelliklerinizdir. Aynalardan saklabilseniz bile toplumun arasına karışmak gibi, toplumun görmezden gelmeyi yeğlediğiniz sıfatı alnınıza fiyat etiketi olarak yapıştırması kaçınılmazdır. Bu tür sıfatlar, fiyatınızı düşürür, (güya) "rakiplerinizin" değerini artırır. Aslında göremedikleri, dibe hep beraber batıyor olduğumuzdur.


       Peki neden?


       Kendilerini tutamaları gibi görünürde çocukça, aslında şeytanca bir sebep veya belli bir yaşa gelmelerine rağmen kendilerine "Nasıl olur da kendime layık iyi bir insan olabilirim? Kendime iyi diyebilmem için neleri aşmam ve nelere sabretmem gerekebilir? Ne yaparım da insanlık onuruna vefa gösterebilirim?" sorularını sormamaları olabilir. İnsan gözü maalesef içeriyi görmüyor.


       Herkes kendi hayatına sahiptir ve bir bedende en fazla bir kez yaşayabilir. Başkasının gözünden kendini görme imkanına sahip değildir. Ürettiği vıcık vıcık sıfatların, karşısındakine verdiği acıyı ancak kendisi, aynısıyla karşılaşırsa hissedebilme ve daha sonra sınırlı bir empati yapma becerine sahip olabilir. Empati, dünyadaki adalet terzisini "iyi"nin lehine bozabileceği çok ağır bir lütuf olduğu için, Allah'ın vergisi itibariyle sınırlı bir meziyetle donatılabilmiştir. Çok kolay unutulur, çıkara hizmet etmesi amacıyla kullanılır.


       Empatiden yoksun, diğerinin hayatını onun gözleriyle görmekten ve bazen görmeye çalışmaktan bile aciz olduğu için, sıfatladığı insanı, yatmadan önce "Ben acaba bunu hak etmek için ne yaptım?" sorusunu düşündürdüğünün farkında bile değildir. Normal bir insan bunu bir insana yaptıktan sonra eğer varsa "Neden yaptım? Keşke yapmasaydım." diye sorarak vicdanını dürter. Eğer yoksa, şefik yaratıcımız olan Allah, kendi parçası olan o ruha vicdan yerine neden ikinci barsak koymuştur?


        Ah ben seni bir... Ah ben seni biliyorum. Çok iyi hatırlıyorum. Din Kültürü hocana umutsuzca ve gönlünce istediğin cevaba kilitlenerek "Hocam ben iyi bir insanım aslında, cennete gider miyim?" diye soran da sendin. Ben söyleyeyim: Gidemezsin. Ama arzu edersen cehennemi ayağına bile getirirler, öyle rütbeli bir gözüaçık domuzsun. Çünkü bir tarafta etin toprağa karışırken öteki tarafta ödül peşine düşebiliyorsun. Çünkü, ödüllerin sonuç değil amaç olduğunu zannediyorsun. Ne kadar cahil ve yozsun.


       Ayrıca sen iyi bir insan da değilsin. Tek yapabileceğin, kendi yağında kavrulman ancak onu beceremiyorsun. Öğrendiklerini, düşündüklerini nefrete nasıl da dönüştürüyorsun. İnanmıyorsun, güvenmiyorsun. O güzel bembeyaz gülümsemenin ve sesini çatlatacak kadar şen kahkahalarının arkasına sığınıyor sinsiliğin. Hayat, somurtanlara hiç gülmemeli. Somurtanlar, çokça gülenlerin sonucu, peki ona ne demeli?

1 yorum :

  1. Işığın varolduğu heryerde karanlıkta varolmaya devam edecek.Çözüm mü? Basit, sadece
    ışığa sırtını dönmelisin.Karanlıkla yüzleşirsen,gerçekte ışığın sahte olduğunu görebilirsin.Daimi olanın karanlık olduğunu anlayabilirsin.

    YanıtlaSil

Ziyaretçi Künyesi

Online

 

LIGHTSFROMDARKSOULS . Copyright 2008 All Rights Reserved Revolution Two Church theme by Brian Gardner Converted into Blogger Template by Bloganol dot com

Blogger Gadgets