Dün gece yatağa yattım. Çabuk uyurum. Nadir durumlar haricinde uykuyla aram çok iyidir. Gözlerimi kapattım ve içimde bir boşluk hissettim. Ne yapacağını bilmeyen bir insanın boşluğu gibi depresif bir boşluk değil. Daha çok masanı veya dolabını toparladığında hissettiğin bir boşluk. Bir ferahlık.
"Aa" dedim "noluyor? İyiyim lan ben. Normalim." "Ben anormal bir insanım marjinalim değişiğim ben üstünüm hepinizden" manasında değil. İyileşen bir hastanın ağrıyan yerine bakıp artık ağrımadığını hissetmesi gibi bir normallik.
Aylar önce kulağım çınlamasıyla uyanıp kafamdaki sesleri çınlamanın bastırmasıyla oluşan "hele şükür" duygusuna yakın bir duyguydu. O kadar güzel değildi ama yine de huzur vericiydi.
Bu normalliğin uzun sürmesini istedim, kulak çınlamasında olduğu gibi panik yapıp geçirmeye çalışmadım. Akışına bıraktım bir "ohh" çektim. "Vay be" dedim "diğer insanlar demek ki böyle hissediyorlar, ne güzel..."
Ama geçti. O lanet olası benliğim geri geldi. Nereye gittiyse o kısa süre içinde?
Şimdi diyeceksiniz ki neden bahsediyorsun ne normali? Anlatayım:
Uzun süre boyunca sosyal fobi hayatımı ele geçirmişti ve ben bunun bir rahatsızlık olduğunu bilmeden kendimi sürekli ezik hissediyordum. Bu ezikliği "bütün insanlar geri zekalı ben onlardan üstünüm" düşüncesiyle yoğurduğum bir benlik inşa ederek çözmeye çalıştım. Çalıştım diyorum ama aslında "çalışmışım" olmalı çünkü bilinçli yaptığım bir eylem değildi.
Bu kibirli alt benlik öylesine güçlendi ki asıl benliğimi baskılamaya, onun yerine geçmeye başladı. İnsanlara yöneltmesi gereken öfkeyi ve tiksintiyi bana yöneltir oldu.
Bu lanet olası durum sonucunda içimde sürekli beni aşağılayan eleştiren, yetersiz bulan, doymayan bir insan daha taşır oldum. "İnsan kendisiyle barışmalı, kendini sev" cümlesindeki "kendi" denilen şey bana düşman oldu. Bana düşman birisiyle nasıl barışabilirim? Ben onun kölesiyim zaten onun benimle barışması veya beni terketmesi gerekiyor artık.
Gollum gibi "leave now and never come back" benzeri bir epizod geçirmeliyim ki atabileyim. Ne yaparsam yaptım yetmiyor, doymuyor. Bir yandan da, bir itici güç olarak kendimi geliştirmeye yarıyor diyebilirim ama kendini geliştirmenin hazzını alamadıktan sonra ne anlamı var ki bunun?
İşte o normallik anında ben uzun zaman sonra ilk defa huzurlu hissettim.
Lütfen; leave now and never come back.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder