21 Haziran 2011 Salı

en acısız yol : beklentisizlik

"yalnızlığı sevdiğimi söylememin bir sebebi var. yalnızken mutlu olduğumu düşündüğümden değil. eğer birisi tarafından sevilirsem ve sonra biterse toparlanamayacağımı düşündüğümden. yalnız olmak daha kolay. eğer sevgiye ihtiyacınız olduğunu fark ederseniz ve sonra sevecek kimseniz olmazsa? ya bu sevgiden ve ona dayanmaktan hoşlanırsanız? ya hayatınızı ona göre şekillendirir de sonra her şey altüst olursa? böyle bir acıyı atlatabilir misiniz?"

diyor meredith grey.

bunu sadece sevgi olarak görmeyip genele yansıtırsak da doğru olur bence. ne demek genel? hani bir şeyi istersin sonra olacak gibi olur, heveslenirsin ya sonra olmaz. işte bu acıdan bahsediyor aslında. o şeyi hiç istemeseydim bu acıya da katlanmak zorunda olmayacaktım diye düşünüyoruz. işte bu ikilemden asla sağ çıkamadım. her mağlubiyet sonrasında artık bir şey ummayacağım deyip bir süre sonra tekrar ummaya başladım. eğer hiçbir şey arzulamasam yaşamanın ne anlamı var dedim kendime.

hayatın amacı yok olmaktır diyor ajan smith.

işte bu cümle soruma yanıt veriyordu. yaşamanın bir anlamı olması gerekmiyordu aslında.yaşam sadece ölümü beklerken geçen süre. bu süreyi acısız şekilde atlatmak için gerekli olan şeyi isteksizlik. beklentisizlik.

bir yer düşün. sana belli bir süre beklemen söylenmiş o süre bitince yok olacaksın. önünde bir yol var. dikenlerle kaplı ama bazı yerlerinde tatlı meyveler var. beklediğin süreyi meyveler için dikenleri göze alıp yola girerek geçirir miydin?

bu anlayışı yerleştirmek uzun sürse de başaracağım bunu.

2 yorum :

Ziyaretçi Künyesi

Online

 

LIGHTSFROMDARKSOULS . Copyright 2008 All Rights Reserved Revolution Two Church theme by Brian Gardner Converted into Blogger Template by Bloganol dot com

Blogger Gadgets