- Ağır konuşuyosun abi. Devletlerin ideolojileri için ölmek zorunda mıyım ben? Bu da benim hakkım. Sırf devletin isteklerine ters düşüyor diye başka beyni yıkanmışları öldüremem ben.
- Ulan adam senin ananı bacını sikecek sen de vicdani ret hakkım var diye bir şey yapamayacan ona.
- Ne alakası var ya? Gelirse savunurum ben onları sen merak etme.
- Aynı şey işte. Gelmesin diye uğraşıyo lan binlerce adam. Senin götün rahat olsun diye sakat kalıyo orda.
- O da bir seçimdir sonuçta.
- Tamam sen gitme biz koruruz bu vatanı. Senin gibileri de koruruz merak etme.
- Ayıp oluyo bak.
- Asıl ayıbı sen yapıyon atalarımız da senin gibi deselermiş sen olmazdın.
- Bir bok anladığın yok. İşgal altında mı vatan?
- Ulan olmasın diye uğraşıyoruz işte küçük kafan almıyo mu bunu? Hem işgal altında sen gitme o gitmesin, teröristler gelsin siksin atsın ülkeyi iyi mi?
- Devlet bi çözüm bulacak ona. Bana değil devlete kız.
- Senin ben var ya.. bişey demiyorum sana ya.. tamam devlet mal koruyamıyor.
Deli Dumrul adlı filmde bir sahnede neredeyse eşcinsel oalrak gösterilen 2 genç askerlik hakkında konuşurken, halkın kahramanı deli dumrul bu konuşmaya sahit olup bu 2 gevşek gence " derslerini " veriyor, otobüsten atıyordu. Bu sahneye " ohh iyi oldu lan, yaaa böyle yaparlar adamı helal olsun " şeklinde yüzünde kocaman bir gülümsemeyle destek veren arkadaşına " ayıp değil mi insanların görüşleri yanlış diye aşağılamak, toplumdan dışlamak. " diye çıkışınca tartışma çıkmıştı.
O günden sonra artık ona herkes memoş diye hitap etmeye başlamıştı. Rahmetli annesinin " övülmüş " anlamında koyduğu Mehmet i anlamına hiç uymayan, hatta zıt bir şekilde yerilerek Memoş yapıvermişlerdi. Sesini çıkarmıyor, susuyordu.
-Lan Memoş ben yarın askere gidiyorum. Mehmetcik olacaz oğlum. Senin gibi memoş olmadık tabi.
-Harbi mi lan. İyi git bakalım yolun açık olsun Ali
-Gelmeyecen mi uğurlamaya
-Ben evinde uğurlarım gitmeden sevmiyorum o olayları.
-Tam bir Memoşsun lan piç hadi görüşürüz.
diyip yine karşısındakini ezmenin verdiği üstün gururla gevrekçe güldü. Vatanını savunuyordu ya o onu Mehmetten daha üstün kılıyordu. Herkes de öyle düşünüyordu zaten.
Ertesi gün uğurlandı askere. Uğurlamaya gitmişti ama uzaktan seyrediyordu. O muhabbetleri daha fazla kaldıramayacaktı. Sevgilisine sarıldı gitmeden sevgilisi de uzun uzun ağladı. Herkeste bir gurur vardı ama itiraf etmedikleri şey korkuydu. İçten içe gitmesen de olur diyorlardı. Bundan emindi. Öfkeyle yanıp tutuşuyordu. Her Memoş lafını duyduğunda ciğerlerinden gelen nefretin tadı ağzına geliyordu. dert ve demirimsi tadı vardı.
Sahilde otururken Ali'nin sevgilisini gördü. Muhabbet ettiler. Kız Ali'yi özlediğinden, gelince nişanlanacaklardından, Ali'nin ne kadar cesur ve vatansever olduğundan bahsetti. Öfkeden alev alacaktı artık. İntikamın zamanı geldi diye düşündü. Kızı elde edecekti. Tepkisini böyle gösterecekti. Çok sevdiğine de inanmıyordu Ali'yi. Kız başta çekingen olsa da ilerleyen yalnızlığını Ali ile onun izin günlerinde 1 saat kamerada sohbet etmek bastıramıyordu.
Artık kız da Mehmet e ilgi gösteriyordu. Arıyor, beraber kahvaltı ediyorlar, gülüşüyorlar, bahaneyle birbirlerine dokunmak bile başlamıştı.
- Gel seni bi yere götürcem
- Ay neresi ya?
- Soru sorma gel
....
- Ben içki içmem ki barda ne işimiz var.
- Olsun ya vişne suyu içersin canlı müzik istiyodun hem
- İçmem ama
......
- Bi 70'lik bi de vişne vodka
- Ya içmiycem ben niye söyledin!?
- Vişne suyu ya azıcık alkol var içinde
- Üff
......
- Bu mu vodka e hiç tadı gelmiyo?
- E dedim ya sana işte azıcık alkol var
......
Saat ilerledikçe kız sarhoş olmaya başlamıştı. sarılmalar, gereksiz yere gülmeler...
- Sen sarhoşsun eve gitme baban kızar
- Nolacaaaaak yaaa içtim baba yea deriiim
- Bana gidelim Büşralarda kaldım dersin
- Pffffffffft
...........
Kızın üstünü çıkardı. Saçını yıkadı banyoda yatağa yatırdı. Kızdan bi hareket bekliyordu şimdi
- Sen de gelsene ihihiih
- Geleyim
......
işte istediği sahne gerçekleşmişti. kızı elde edebilirdi şu an. bir an için bile düşünmedi ve kızı sikti.
Sabah uyanınca herşey boka sarmıştı. Kız ağlıyordu. Aptalım ben aptalım diyordu. Mehmeti gördü. göğsünü yumrukladı. Niye böyle bişey yaptın ? Niye böyle bişey yaptım niye? diye ağladı. Mehmet oralı olmadı. Sen istedin. Git istersen şimdi dedi.
Kız ağlayarak çıktı evden.
Bir kaç ay sonra tekrar aradı kız. buluşmak istediğini söyledi. Buluştular konuşup tekrar eskisi gibi olma kararı verdiler. Ali'nin haberi olmayacaktı elbette.
" Alinin haberi olmazsa ne anlamı var lan " diye düşündü.
" Sen artık benimsin başkasının olamazsın "lar havada uçuştu. Kız da inanmış gibiydi. Aylarca sevgili kaldılar, sabah kadar seviştiler. Ali'nin nerdesin mesajları " görmedin cnm " lar la geçiştiriliyor, telefonları kısa cevaplarla savuşturuluyordu.
- O ne ya elindeki
- Hamilelik testi ya kaç gündür kusuyorum göğüslerim de büyüdü.
- Hadi yap hemen ya
- Pozitif çıktı
- Ne demek yani?
- Baba oluyosun demek
- Ali'den olmadığı ne malum?
- Ne saçmaladığının farkında mısın? Ali gideli 1 yıldan fazla oldu nasıl olabilir?
- Ne bilim gelmiştir felan bayramda bilmemne de
- Ya ağzından çıkanı kulağın duyuyo mu?
- Ne yapacaksın şimdi? aldıracak mısın?
- Senin allah belanı versin.
.........
işte yine ağlayarak çıkıyordu evden. Müthiş rahatlamıştı. Artık Alinin geleceği ve yüzüne karşı güleceği günü bekliyordu. Yüzüne vuracaktı. Senin kızı hamile bıraktım ben diyecekti. Tüm arkadaşlarına yayacaktı.
..........................
- Oğlum duydun mu?
- Neyi baba?
- Ali mayına basmış şehit düşmüş...
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder