17 Ocak 2012 Salı

Babacan ve Cimri Tanrım! Bağışla Ama Sadece Sevmek mi?..


"Her kitabımda söyledim.

Ve rüyalarına ve akıl odalarına her uğradığımda, sana sevmeni öğütledim.

Demedim mi ki komşunu sev, seni seveni sev, daha da önemlisi kendini sev(ki emanetimsin) ?

İçine tıkıştırıverdiğim güzel duyguları, sana verdiğim aklı, hediyem olan ruhunu, mutlu rüyaları sev.

Yarattıklarımı sev.

Ağaçları sev ve evvela iki elini birleştirip bu eşsiz estetiğe hayranlıkla bakan sulu gözlerini taşıyan kafanı yana yatır hafifçe. Ne kadar da şirinsin sevgili yaratığım!

Kuşları sev.

Safça bir gülümsemeyle seyret kurlarını, flörtlerini. Onları sana neşe olsun diye gönderdim benim yarım akıllı çocuğum, tıpkı neşem ol diye seni dünyaya gönderdiğim gibi.

Gösteriyi (sirki) izleyip dört köşe olduğun anlarda bu naif yaratıcını da sevmeyi unutmazsın değil mi?"

Kıskançlık yapıyorsun belki. Onu senden daha çok seveceğimden korkuyorsun. Haklısın da. Ama ben de senin yarattığın ruhlardan biriyim sadece. Senin sevdiğin gibi, bir baba gibi sevemem ki. Aklımda o başka bir yerde, sen başka... Senin sevginin yanında, benim aciz aşkım ne ki? Sırf bu aciziyetim yüzünden merhametini, affedilmeyi ve onurlanmayı hak etmiyor muyum? İhtiyacım var, anla artık. Aşk demek, acı demek belki. Bana bunu da sen öğrettin. Ama o acıyı sadece senin yarattıkların veriyor bana. Yüce divanında azıcık ütopya yer etmez mi? Öyle bir ütopya ki, sevilince mutlu et seni seveni, hiç acı vermeden ve hiç ağlatmadan.



Bana bunu neden yapıyorsun?

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Ziyaretçi Künyesi

Online

 

LIGHTSFROMDARKSOULS . Copyright 2008 All Rights Reserved Revolution Two Church theme by Brian Gardner Converted into Blogger Template by Bloganol dot com

Blogger Gadgets